Bitkilerde Ferrum Kullanımı

Gönderen : alfredo
Gönderen : 23 Şubat 2007 Saat 15:10

  Selam,
sitenize şöyle bi baktım gerçekten güzel olmuş.sanırım ilaçlar ve bitkiler konusunda forumda üzerinize yok.size bi sorum olacak: bende  ferrum fort adında demir eksikliği tedavisinde kullanılan bir hap var acaba bu ilacı bitkiler için kullanabilirmiyim?kuma bitki köklerine gömsem iyi olurmu? size ilacın formülünü yolluyorum.


formül:bir film tablet;
100 mg elementler demire eşdeğer demir hidroksit polimaltoz kompleksi ve 0,350mg folik asit (etkin maddele) ;opadry oy-s-36413 maroon(boyar madde)
Saygılar...


Gönderen : encort
Gönderen : 23 Şubat 2007 Saat 15:29

Teşekkür ederim. Bitkiler konusunda biraz bilgili olsam da ilaçlar konusunda o kadar iddialı olduğumu söyleyemem. Yine de elimden geldiğince yardımcı olamaya çalışayım.

Folik asit vücuda alınan demirin hücreler tarafından kullanılmasında katalizör görevi görür. Yalnız bitki metabolizmasında aynı etkiyi yapıp yapmayacağı konusunda pek fikrim yok. Eğer insan dışında başka bir omurgalı veya memeli üzerinde etkisi mevzu bahis olsaydı folik asidin etkisi aynı olurdu fakat bitki metabolizması çok farklı olduğundan folik asit üzerine yorum yapamayacağım.

Demire gelince, bahsettiğiniz normal demir değildir. Sanırım bir tür karbonhidrata bağlanmış şekilde bulunmaktadır. Demirin EDTA adı verilen bir maddeye ve hümik aside bağlanmış şekli ile bitkiler tarafından kullanılabildiğini biliyorum fakat bu hali ile bitkiler tarafından kullanılıp kullanılamayacağı konusunda denemeden kesin bir yargıya varmak mümkün değildir. Yine de okside olmayacağı büyük ihtimal olduğundan demir bu bağlı olduğu madde ile beraber bitki tarafından alınıp kullanılabilir de. Bu durumda da başka bir etken ortaya çıkıyor. Bir tableti 0,1 gram elemental demire denk miktarda demir içeriyor. Bu sanırsam bir ilaç olması sebebiyle hızla eriyecektir. Bu denli fazla demir suya salındığında bitkiler tarafından kullanılabiliyorsa büyük ihtimalle yosunlar tarafından da kullanılabilecek ve hızlı yosunlaşmaya yol açacaktır. Yine bitkiler tarafından kullanılabiliyorsa hızla eriyecek, eğer yeterince derine gömüldüyse bitki kökünün yakınında eriyip su sirkülasyonunun az olduğu bu bölgede yüksek konsantrasyonda bulunacak ve demir zehirlenmesine sebep olabilecektir.

Tabii bunların hiç biri de olmayabilir. Ben kullanımı konusunda elde hiç bir veri olmaması sebebiyle temkinli olmanızı tavsiye ederim. Yine de deneyebilirsiniz fakat sonuçlarının iyi olmaması durumu da söz konusudur.

Birkaç ay içinde evime 10-15 tane deney tankı kuruyorum. O zaman bitkiler üzerinde ferrum denemesi yapar ve sonuçları size bildiririm. (Zaten deney sonuçlarını hem benim sitemde hem de forumda paylaşacağım.)

Eğer izin verirseniz bu mesajlaşmamızı Benim Sitem'de kullanmak istiyorum. Sizce uygun mudur?

Saygılarımla;
Onur UYGUN

Bitkili akvaryum kurmak ile ilgili

Arkadaşlar bir arkadaşımızın özel mesaj ile benden bitkili akvaryum kurulumu hakkında fikirlerimi sorması üzerine yazdığım cevaptır. Belki birilerinin işine yarar diye buraya da koyuyorum. Yeni başlayacakların bilgilerini tamamlamak içindir. Uzman arkadaşlar kusuruma bakmasınlar. Onlar da bilgilerini eklerse belki bu başlık yeni başlayanlara devamlı artan bir bilgi kaynağı olabilir. Bu konuda sizlerin de yazılarını ve fikirlerini bekliyorum.

Mesajınıza gece cevap veremediğim için özür dilerim. İlk önce şunları söylemeliyim:

Aceleci ve sabırsız olmam sebebiyle bitkili tanka taban malzemesi olarak sadece kum kullandım. Bu beni belli bir miktardan fazla bitki yetiştireceğim zaman engelliyor. Taban malzemesinin ne kadar önemli olduğu aşikardır. Sakın benim gibi yapmayın. İlk önce taban malzemesini toplayın. Ondan sonra akvaryumu kurun. Aksi halde akvaryumu boşaltıp yeniden taban malzemesi yerleştirip kurmanız zor olabiliyor.(Ben 1 haftadır bunu için hazırlık yapıyorum). Belirli markaların taban malzemeleri pek tabiiki işe yarar. Fakat aynen dış filtre süngerinde olduğu gibi aynı işi yapan malzemelere dünya kadar para akıtmanın da ne kadar mantıklı olduğu tartışılır. Ben hiç kullanmadım. Fakat bu markaların taban malzemelerini kullananların da memnun olduğunu söylemeliyim.
Taban malzemesi olarak pek çok seçenek vardır. Eğer balık beslemeyecekseniz kumun altına bahçe toprağı bile koyabilirsiniz. Fakat balık besleyecekseniz bu pek hoş sonuçlar doğurmayacaktır. Çok dikkatli olmak gerekir. Benim tavsiyem laterit toprak ile karıştırılmış bir miktar kumu dibe sermenizdir. Onun üzerine kalın bir kum tabakası serin. Crypto gibi kökleri uzun ve saçaklı bitkiler yetiştirecekseniz(ki bitkili akvaryumun vazgeçilmezidir) kumu epey kalın tutunuz. Kum kalın oldukça bitkiler için mükemmel bir ortam oluşur. Özelllikle demir içeren laterit tabakadaki demir oksijen ile daha az tepkimeye girecek ve demir bitkileriniz tarafından rahatça kullanılacaktır. Demirin üzerinde özellikle duruyorum çünkü bu mineral bitkiler için hayati önem taşır. Fotosentez işleminde kullanılan klorofilin üretilmesi için kullanılan bir maddedir. Kumun kalın tutulmasının bir diğer önemli yanı ise bitkilerin köklerinin rahatça yayılabilmesidir.Bu sayede rahatça yerlerine tutunabilirler ve bir yandan da çok daha geniş alandan besin elde edebilirler. Köklerin sağlıklı ve geniş alana yayılması bitkilerin sağlıklı gelişimi için önemlidir. İlk başlarda bitkileriniz köklere doğru büyüyecekleri için büyüme yavaş gözlenebilir fakat belli bir noktadan sonra, kökler uygun gelişimi sağlayınca bitkiniz büyük bir hızla gelişecektir.

Bitki tavsiyesi konusunda başkalarına bakmayın. Mesela benim cryptom akvaryumdaki diğer bitkiler çok miktarda mineral tükettiği için mineral eksikliğinden çürümeye başladı. Dibine tablet mineral gübre koyunca düzeldi fakat bu arada 8 yapraktan 4'ünü kaybettim.(Parasızlık kahrolsun. Bir gübre alamadık o aralar.) Bir iki hafta sonra ise dinlenmiş zannettiğim suyu akvaryuma koyunca hiç bir bitkiye birşey olmamasına rağmen kalan 4 yaprağından 2'sini de kaybetti. Çünkü suda az miktarda da olsa klor vardı. Bu bitki kloru gördü mü eriyor. Bunun gibi bakımı kolay bir bitkiyi çürütebilecek iki olay benim başıma gelmiş oldu. Yani bakımı zor veya kolay bitki olduğunu zannetmiyorum. İhtiyacı çok veya az olan bitkiler olduğunu düşünüyorum. Mesela elodea az miktarda ışığın dışında herhangi birşey istemez. Fakat rottala macranda çok ışık, çok besin, bol CO2 ister. Bunları sağladığınızda iki bitki arasında pek bir fark kalmaz. Yani bitki tavsiyesinde bulunmak yerine size alacağınız bitkileri önceden araştırmanızı tavsiye ediyorum. Mesela elodea 26-27 derecenin üzerine çıkınca sağlığı bozuluyor. Bunların daha üzerine çıkınca da erimeye başlıyor. Bu gibi ayrıntıları genelde bitki yorumlarında öğrenebilirsiniz.

Bir diğer konu da bitki bakımıdır. Bitkiler düşünülenin aksine balıklardan daha fazla ilgi isterler. İhtiyacı fazla bitkileri besledikçe bitki ölümleri artar. Bu genelde bitkinin ihtiyaçlarının bilinmemesinden kaynaklanıyor olabilir. Bitkinin ihtiyacı olan gereksinimleri sağlamak zorlaştıkça veya bilinmedikçe bakım zorlaşır, kayıplar artar. Bence ihtiyacı az olan bitkileri önce koyun. Suda belirli dengeler oluştuktan, balık sayısı arttıktan sonra yavaş yavaş diğer bol ihtiyaçlı bitkileri ekleyin. Mesela anubias, cabomba, valisiera, cryptoyu ilk koyup diğer bol ihtiyaçlı bitkiler ile devam edin. İlk başta CO2 ihtiyacınız olmayacaktır. Balık sayısını istediğiniz miktara getirdiğinizde CO2 ihtiyacı olan bitkileri yavaş yavaş ekleyin. Bir süre daha balıklardan gelen CO2 sizi idare edebilecektir. CO2 ve bitki dengesi bitkilerin ağırlıklı olduğu yöne kaymaya başladığında CO2 takviyesine başlayabilirsiniz. Eğer ışıklandırmanız, CO2 takviyeniz, gübreleme ve taban malzemeniz ve azot bileşenleri gibi(nitrat vb) organik maddeler yeterli ise ve bunlar bir dengede ise artık besleyemeyeceğiniz bitki neredeyse yoktur. Burada bitkileri ve balıkları belirli bir zaman aralığında eklememizin bize en büyük getirisi ise yeni gelen bitki ve balıkların ortamda yaptığı değişiklikleri rahat gözlemleyebilmemizdir. Mesela 1 yeni bitki koyduğunuzda ortamda demir eksikliğini gözlemliyorsak bunu çok kolay düzeltebiliriz. Aksi halde 30 bitki koyunca demir, CO2 ve bir çok değer eksikliği görünüp bunların hepsini birden kısa zamanda düzeltmemiz gerekebilir hatta zamanında düzeltilemeyebilir.

Hangi bitkilerin neye ihtiyaç duyduğunu iyi araştırın. Akvaryumu bir bütün olarak düşünmenin yanında her bitkiye ayrı ayrı da dikkat edin. Elodea, cabomba gibi özel ihtiyaçları fazla olamayan bitkilerde bunu yapmanız gerekmeyebilir. Mesela crypto fazla ışık ve CO2 istemez. Fakat mineral ihtiyacı çoktur. Akvaryumunuzda bolca bitki olacağı için yeterli minerali bulamayabilir. Bu durumda bitkinin kökleri arasına mineral katkılı gübre koymanız yararlı olacaktır. Anubias bir çok şartta rahatça yaşayabilir. Fakat çok güçlü bir ışık kullanıyorsanız, bu ışığın direk altına konunca büyük ihtimalle eriyecektir. Bunun gibi konulara dikkat ediniz. Bunun temeli de alacağınız bitkiyi önceden araşyıtıp ihtiyaçlarının belirlenmesi ile sağlanır.

**Bitki seçimini sorduğum kişilerden aldığım genel yanıt; "crypto, saz, valisneria yetiştir, diğerleri hemen ölür, boşver" oluyor. fakat birçok forumda, birçok sitede mükemmel görüntüsü olan ve birbirile uyumlu bitkili tankların resimleri mevcut. şu durumda benim yapamama ihtimalini artıran husus nedir?

Yapmama ihtimalinizi bitkileri araştırmadan onar onar akvaryuma koymanız ve sonucunda ölmeleri arttırır. Bunun dışında bitki beslemek dikkatli olunduğunda hiç de zor değildir. Sorunun diğer kısımlarına yukarıda cevap verdiğim için tekrar yazma ihtiyacı duymadım.

**Taban malzemesi olarak, hazır satılan Sera yada Tetra markalı mlz leri almak istemiyorum. Yerine birçok konudada belirtildiği gibi dere kumu yada toprak kullanmak istiyorum ki maliyetim düşsün.

Balık da besleyecekseniz toprağa çok dikkat edin. İçinde az da olsa zirai ilaç bulunabilir. Bu yığınla balık ölümü ve akvaryumda yararlı bakterilerinin oluşmaması demektir. Toprak bol miktarda fosfat, sülfür türevli maddeler, özellikle yol yakınında aldıysanız egzoz gazları dolayısı ile kurşun vb. ağır metaller ile kirlenmiş olabilir. Toprağı mümkün olduğunca temiz ve güvenli bir ortamdan temin ediniz. Toprağı aldıktan sonra su dolu bir leğende birkaç gün bekletiniz. Her gün 1-2 defa suyunun yarısını değiştiriniz. Böylece fazla  mineralden ve zararlı maddelerden kurtulabilirsiniz. Merak etmeyin, toprak bu kadar kısa zamanda yararlı özelliklerini kaybetmez.

Ek olarak size tavsiyem akvaryum.com makalelerinden "bitkili tank kurulumu" ile ilgili makaleyi okumanızdır. Çok güzel bir makaledir.

Farklı internet sitelerinden de, yabancı diliniz varsa yabancı siteleri de okumanızı tavsiye ederim.

Biraz uzun oldu kusura bakmayın.

Saygılarımla;
Onur UYGUN

Canlı doğuran yavrularının yetiştirilmesi

Canlı Doğuran Yavrularının Yetiştirilmesi

Canlı doğuranların yavrularının yetiştirilmesinde belki de en büyük sıkıntı yine bu yavruların ebeveynleridir. Ne kadar iyi beslerseniz besleyin, yetişkinler yavrularını bir şekilde yerler. Bu da daha doğduğu andan itibaren kendi kendine yeten, tek başına beslenebilen, rahatlıkla yüzebilen bu yavruların yetiştirilmesindeki en büyük etkendir. Peki, doğumdan itibaren neler yapılmalı?

1) Doğum:

Doğumdan önce dişi rahat bir yere konulmalıdır. Aksi halde strese girebilir ve doğumda çeşitli sorunlar ile karşılaşılabilir. Doğum alanı ne kadar geniş olursa ve saklanacak yerler ne kadar bolsa annenin yavrularını yeme ihtimali de o kadar azdır. Doğumu yapılacağı yerler açısından, hem iyi hem kötü yönleri ile birkaç grupta inceleyebiliriz.

Yavrulukta doğum:

Yavruluk asla tavsiye edilmez. Bazen anne balık günler önceden doğum yapacağı güne kadar yavrulukta bekletilmekte, bu da hem annenin hem de doğacak yavruların hayatını tehlikeye atmaktadır. Ayrıca yer dar olduğu için; örneğin gece doğum yapan anne siz sabah kalkıp onu ana akvaryuma alıncaya kadar yavruları rahatça yiyebilmekte.

Ayrı bir tankta doğum:

Genelde en iyi çözüm anneyi ayrı bir tanka alarak doğumun gerçekleşmesini sağlamaktır. İyi bitkilendirilmiş, dibinde kum bulunan ayrı bir tank yavrulama için mükemmeldir. Anneyi doğumdan yaklaşık 4–5 gün önce bu tanka almak balığın bu yeni tanka alışması ve doğum anı gelene kadar akvaryuma alışması için önemlidir. Böylece anne doğum günü gelene kadar yer değişimden oluşabilecek stresi üzerinden atmış olacaktır.

Ana tankta doğum:

Eğer doğum için ayrı bir akvaryum sahibi değilseniz, yenisini de almak istemiyorsanız ana tankta doğum yavruluğa göre daha avantajlıdır. Eğer bolca saklanacak yer varsa ana tankta doğum genellikle bir sorun olmaktan çıkar. Tabii ki melek balığı gibi bütün yavruları bulup teker teker yiyebilecek bir balık türünü akvaryumunuzda barındırmıyorsanız. Yavrulara saklanma yeri yapılmasını daha ileride ele alacağız.

2) Doğumdan sonra yavruların gelişimi:

Yavruların gelişimini etkileyecek birçok etken vardır. Bunların arasında beslenme, saklanacak alanlar, su değerlerinin uygunluğu ve yavruların gezebileceği alanlar vardır. Beslenme hiç şüphesiz en önemlisidir. Yavrularınızı gün içinde 4–5 öğün, azar azar yemleyiniz. Örneğin bir gün içerisinde iki defa yemleme yapıyorsanız, aynı miktarda yemi gün içerisinde 4–5 seferde vermeniz balıklarınızın daha sağlıklı olmasını sağlayacaktır. Yavruları ilk gün beslemenize gerek yoktur. Saklanacak yerler, yavruların gezebileceği geniş bir alan sağlanmazsa yavrular strese girebilir. Etrafta onları yiyebilecek büyük balıklar olmasa dahi saklanacak yerleri onlara sağlamanız balıklarınızın kendilerini güvende hissetmelerini sağlayacaktır. Ayrıca yüzebilecekleri geniş alanlar balıklarınızın daha hızlı büyümesini ve daha sağlıklı olmalarını sağlayacaktır. Az miktarda akıntı ise yavrularınızın kas sistemlerin gelişimini olumlu yönde etkileyecek, öbür yandan mantar ve parazitlerin çoğalmasını engelleyecektir. Yalnız akıntının çok olması yavrularınız için rahatsızlık verici ve yorucu olabilir. Bu da yavrularınızı yorar ve onların vücutlarının hastalıklara karşı dirençli olmasını engeller.

Yavrulukta yavruların yetiştirilmesi:

Yavruların yavrulukta beslenmesinin birkaç avantajı olduğu gibi pek çok dezavantajı da vardır. En büyük avantajı yavruların diğer balıklar tarafından yenmesini engeller. Fakat yavrularınıza saklanacak yer sağlamadığı için onların strese girmesine sebep olur. Beslenmeleri ne kadar iyi olursa olsun yüzebilecekleri alan sınırlıdır. Bu da onların gelişimlerini olumsuz yönde etkiler. Yavrularınız yavaş büyür, akıntı az olduğu için kas sistemleri güçlü olmaz. Yavruluk balıkların yetiştirilmesinde asla tavsiye edilmez.

Ayrı bir tankta yavruların yetiştirilmesi:

Dibine yeterince kum konulmuş, bitkili, saklanacak yerleri olan ufak bir akvaryum yavruların yetiştirilmesi için idealdir. Filtre olarak suda çok fazla akıntıya sebep olmayan sünger filtreler kullanılabilir. Bitki bulunması yavrular için çok önemlidir. Bitkiler sudaki nitrat ve amonyak gibi maddelerin ortamdan uzaklaştırılmasını sağlayacak ve yavrularınıza hızlı ve sağlıklı bir büyüme ortamı sağlayacaktır. Yavrular da bitkinin yapraklarında oluşacak yosunları afiyetle yiyeceklerdir. Akvaryumda yavruluğa göre yüzebilecekleri alan daha fazla olduğu için yavrularınız daha çabuk ve sağlıklı büyür. Yanlarına dekorasyon amacı ile kullanılan delikli kayalardan koymanız onların kendilerini güvende hissetmeleriniz sağlayacaktır. Dibe kum konulması yararlı bakterilerilere yaşayacak ortam oluşturur.

Ana akvaryumda yavruların yetiştirilmesi:

Genellikle yavrulukta beslemekten bile daha iyi bir yöntemdir. Eğer akvaryumunuzda melek balığı gibi avcı bir balık yoksa yavrularınızı rahatlıkla yetişkin canlı doğuranlar ile besleyebilirsiniz. Tek şart akvaryumda yeterince saklanacak yer bulunması ve filtre gibi yavruları çekebilecek tehlikelerin önüne geçilmesidir. Filtrelerin suyu çektikleri bölümü bayan çorabı ile sarararak bu tehlikenin önüne geçmek kolaydır. Esas sorun büyük balıkların tehlike olmaktan çıkarılmasıdır. Bu konuda pek de iç açıcı olmayan bir haberim var. Saklanacak yerlerinizi ne kadar iyi yaparsanız yapın birkaç yavrunuz bir şekilde yem olacaktır. Bunun önüne geçmek neredeyse imkânsızdır. Ama yavrularınızın çoğunu sağlıklı olarak büyütmek istiyorsanız bitki sayısını arttırabilirsiniz. Bitki seçimini ince sık yapraklar sahibi olan bitkilerden yana yapmak çok iyi sonuç verecektir. Benim tavsiyem Java Moss gibi yavaş büyüyen fakat yavruların saklanması için mükemmel olan bitkilerdir. Yüzey bitkileri de yavrulara mükemmel bir yuva olacaktır. Delikli kayalardan da akvaryuma koyabilirsiniz. Yetişkin balıklarınızın yemlemesini de az miktarda yem ile günde birkaç sefere çıkartmanız yavruların yenilmesini engelleyecektir.

Yavrulara saklanacak yer yapmanın diğer bir yöntemi ise rafya kullanmaktır. Kırtasiyelerden çok ucuza bulabileceğiniz rafyayı makastan geçirerek kıvırcık hale getiriniz. Bir öbek halinde akvaryuma koyacağınız rafya dipten yüzeye kadar uzanırsa yavrularınız hem rahatça yem yiyebilir hem de yem için yüzeye çıkarken diğer balıklara yem olmazlar. Rafyayı misina ile dibe bağlayabilir veya akvaryumda geniş alana dağılmasını engelleyebilirsiniz. Benim tavsiyem Rafyanın akvaryumun iki ayrı köşesine birer tane koyulmasıdır. Böylece akvaryumun öbür ucunda gezinen yavrular da saklanacak yere sahip olabilirler.

3)Yavruların beslenmesi

Canlı doğuran yavrularının en güzel özelliği doğduktan sonra fazla bir bakıma ihtiyaç duymadan, kendi başlarının çaresine bakabilmeleridir. Akvaryumdaki yosunlar da dahil pek çok şey ile beslenebilirler. Tabii ki yosun tek başına onları beslemeye yetmeyecektir. Yavrularınıza artemia vermeniz onların hızla boy atmalarını sağlayacaktır. İnce bir toz haline getirilmiş pul yemler de kullanılabilir. Bunun için karabiber tohumlarının öğütülmesinde kullanılan öğütücüleri kullanabilirsiniz. Ara sıra haşlanmış ıspanak yaprağı vermeniz diyetlerini zenginleştirecektir. Yavrularınızı tek çeşit yem ile beslemeyiniz. Çeşitli yemler ile diyetlerini zenginleştirmeniz yavrularınızın hızla büyümelerini ve sağlıklı kalmalarını sağlayacaktır. Yem verdikten sonra dibe çöküyorsa kısa süre sonra yemi dipten çekilmelidir. Aksi halde suyun kalitesi kısa sürede bozulacaktır. Eğer yavrular ayrı bir akvaryumda besleniyorsa her gün akvaryum suyunun %10’unun dinlenmiş su ile değiştirilmesi yararlı olacaktır.

Belli bir dönemi geçmiş olanlara pek faydası dokunmayacaksa bile yeni başlayanlara faydası olmasını dilerim.

Ek: Sayın Faruk Karakaşer'in hatırlatması ile bitki seçimi konusunda birkaç şey eklemek istedim.

Özellikle ana tankta yavru besleyecekseniz sık dikilmiş elodea cabomba gibi bitkilerin çok büyük yararı olmaktadır. Özellikle cabomba ile çok iyi sonuçlar aldım. Tel tel yaprakları arasında yavruların saklanması için mükemmel bir ortam oluşmaktadır. Ayrıca java moss ile ilgili de bir noktaya temas etmek istiyorum. Bilindiği üzere java moss üzerinde dibe çöken yemleri ve balık pisliklerini tutmaktadır ve bu bitkiyi temizlemek neredeyse imkansızdır.
Bir süre sonra bitki üzerinde biriken yem artıkları ve dışkılar sudaki amonyak vb. azot bileşenlerinin artmasına sebep olmaktadır. Bu da suyunuzun kalitesini olumsuz etkilemektedir. Bu sebeple küçük tanklarda çok yoğun miktarda kullanılması sakıncalı olmaktadır.


Saygılarımla;
Onur UYGUN

Bitkilerde Köklerin Kesilmesi

Kök kesimi hakkında belli çevrelerde yanlış bilgilendirme olmaktadır. Zamanında ben de benzer bir şekilde bu tip yanlış bilgilendirmeler sonucu epey bitki kaybetmiştim.(Özellikle crypto türleri) Bu yazıyı bir arkadaşımızın bu türde sorunlar yaşaması sebebiyle yeniden yazmak istiyorum.

Bitkilerin köklerinin uzamasını sağlayan hücreler kökün ucunda bulunur. Kökün uç kısmı kesildiğinde uzaması durur. Eğer çok küçük bir bölüm kesildiyse bu başta sorun olmayabilir, ta ki bitki daha fazla büyüyünceye kadar. O zaman da bitki besin sıkıntısı çekmeye başlar. Eğer köklerin büyük bölümü kesildiyse bitki yeterli besinleri alamaz ve suda bol besin olsa bile besin sıkıntısı çeker.

Kesilen kökleri telafi edebilmesi için bitkinin yeni kökler çıkartması lazımdır. Crypto türlerinin kök sistemilerinin gelişmesinin çok uzun sürdüğü düşünülünce bu durumun ciddiyeti daha rahat anlaşılabilir.

Peki bitkinin kökleri kesildiyse ne yapmak gerekir?

İlk önce bitkinin besin ihtiyacını azaltmak mantıklı olacaktır.Bunun için çürümekte olan yapraklar kökten kesilebilir. Eğer köklerin çoğu kaybedildiyse mevcut yapraklardan nispeten en kötü durumda olanı seçilip kesilmeli.

Suda tuz mevcutsa tuz akvaryumdan uzaklaştırılmalıdır. Bunun tek yolu da su değişimidir. Sudaki tuz bitkinin köklerinin gerekli besinleri almasını güçleştirir. Zaten kökleri kendisine zor yeten bir bitkiyi bir de tuz ile zorlamamak gerekir.

Bitki dikilmeli, mümkünse köklerinin başlangıcından itibaren 1-2 cm'lik kısmı taban malzemesinin üstünde tutulmalı ve su sirkülasyonu sağlanmalı. Bu; bitkinin sudaki besinlerden daha rahat faydalanmasını sağlar.

Mümkünse tablet gübre ve sıvı gübre kullanılmalı, böylece besin miktarı arttırılmalı.

Yeni kökler çıkıncaya kadar bitki gözlemlenmeli, çürüyen yapraklar gövdeye en yakın yerden kesilmeli.

Bitki için en iyi ortam sağlanmalı, mümkünse CO2 takviyesi yapılmalı.

Saygılarımla;
Onur UYGUN

Bitkili akvaryum kurulumu ile ilgili

Arkadaşlar bir arkadaşımızın özel mesaj ile benden bitkili akvaryum kurulumu hakkında fikirlerimi sorması üzerine yazdığım cevaptır. Belki birilerinin işine yarar diye buraya da koyuyorum. Yeni başlayacakların bilgilerini tamamlamak içindir. Uzman arkadaşlar kusuruma bakmasınlar. Onlar da bilgilerini eklerse belki bu başlık yeni başlayanlara devamlı artan bir bilgi kaynağı olabilir. Bu konuda sizlerin de yazılarını ve fikirlerini bekliyorum.

Mesajınıza gece cevap veremediğim için özür dilerim. İlk önce şunları söylemeliyim:

Aceleci ve sabırsız olmam sebebiyle bitkili tanka taban malzemesi olarak sadece kum kullandım. Bu beni belli bir miktardan fazla bitki yetiştireceğim zaman engelliyor. Taban malzemesinin ne kadar önemli olduğu aşikardır. Sakın benim gibi yapmayın. İlk önce taban malzemesini toplayın. Ondan sonra akvaryumu kurun. Aksi halde akvaryumu boşaltıp yeniden taban malzemesi yerleştirip kurmanız zor olabiliyor.(Ben 1 haftadır bunu için hazırlık yapıyorum). Belirli markaların taban malzemeleri pek tabiiki işe yarar. Fakat aynen dış filtre süngerinde olduğu gibi aynı işi yapan malzemelere dünya kadar para akıtmanın da ne kadar mantıklı olduğu tartışılır. Ben hiç kullanmadım. Fakat bu markaların taban malzemelerini kullananların da memnun olduğunu söylemeliyim.
Taban malzemesi olarak pek çok seçenek vardır. Eğer balık beslemeyecekseniz kumun altına bahçe toprağı bile koyabilirsiniz. Fakat balık besleyecekseniz bu pek hoş sonuçlar doğurmayacaktır. Çok dikkatli olmak gerekir. Benim tavsiyem laterit toprak ile karıştırılmış bir miktar kumu dibe sermenizdir. Onun üzerine kalın bir kum tabakası serin. Crypto gibi kökleri uzun ve saçaklı bitkiler yetiştirecekseniz(ki bitkili akvaryumun vazgeçilmezidir) kumu epey kalın tutunuz. Kum kalın oldukça bitkiler için mükemmel bir ortam oluşur. Özelllikle demir içeren laterit tabakadaki demir oksijen ile daha az tepkimeye girecek ve demir bitkileriniz tarafından rahatça kullanılacaktır. Demirin üzerinde özellikle duruyorum çünkü bu mineral bitkiler için hayati önem taşır. Fotosentez işleminde kullanılan klorofilin üretilmesi için kullanılan bir maddedir. Kumun kalın tutulmasının bir diğer önemli yanı ise bitkilerin köklerinin rahatça yayılabilmesidir.Bu sayede rahatça yerlerine tutunabilirler ve bir yandan da çok daha geniş alandan besin elde edebilirler. Köklerin sağlıklı ve geniş alana yayılması bitkilerin sağlıklı gelişimi için önemlidir. İlk başlarda bitkileriniz köklere doğru büyüyecekleri için büyüme yavaş gözlenebilir fakat belli bir noktadan sonra, kökler uygun gelişimi sağlayınca bitkiniz büyük bir hızla gelişecektir.

Bitki tavsiyesi konusunda başkalarına bakmayın. Mesela benim cryptom akvaryumdaki diğer bitkiler çok miktarda mineral tükettiği için mineral eksikliğinden çürümeye başladı. Dibine tablet mineral gübre koyunca düzeldi fakat bu arada 8 yapraktan 4'ünü kaybettim.(Parasızlık kahrolsun. Bir gübre alamadık o aralar.) Bir iki hafta sonra ise dinlenmiş zannettiğim suyu akvaryuma koyunca hiç bir bitkiye birşey olmamasına rağmen kalan 4 yaprağından 2'sini de kaybetti. Çünkü suda az miktarda da olsa klor vardı. Bu bitki kloru gördü mü eriyor. Bunun gibi bakımı kolay bir bitkiyi çürütebilecek iki olay benim başıma gelmiş oldu. Yani bakımı zor veya kolay bitki olduğunu zannetmiyorum. İhtiyacı çok veya az olan bitkiler olduğunu düşünüyorum. Mesela elodea az miktarda ışığın dışında herhangi birşey istemez. Fakat rottala macranda çok ışık, çok besin, bol CO2 ister. Bunları sağladığınızda iki bitki arasında pek bir fark kalmaz. Yani bitki tavsiyesinde bulunmak yerine size alacağınız bitkileri önceden araştırmanızı tavsiye ediyorum. Mesela elodea 26-27 derecenin üzerine çıkınca sağlığı bozuluyor. Bunların daha üzerine çıkınca da erimeye başlıyor. Bu gibi ayrıntıları genelde bitki yorumlarında öğrenebilirsiniz.

Bir diğer konu da bitki bakımıdır. Bitkiler düşünülenin aksine balıklardan daha fazla ilgi isterler. İhtiyacı fazla bitkileri besledikçe bitki ölümleri artar. Bu genelde bitkinin ihtiyaçlarının bilinmemesinden kaynaklanıyor olabilir. Bitkinin ihtiyacı olan gereksinimleri sağlamak zorlaştıkça veya bilinmedikçe bakım zorlaşır, kayıplar artar. Bence ihtiyacı az olan bitkileri önce koyun. Suda belirli dengeler oluştuktan, balık sayısı arttıktan sonra yavaş yavaş diğer bol ihtiyaçlı bitkileri ekleyin. Mesela anubias, cabomba, valisiera, cryptoyu ilk koyup diğer bol ihtiyaçlı bitkiler ile devam edin. İlk başta CO2 ihtiyacınız olmayacaktır. Balık sayısını istediğiniz miktara getirdiğinizde CO2 ihtiyacı olan bitkileri yavaş yavaş ekleyin. Bir süre daha balıklardan gelen CO2 sizi idare edebilecektir. CO2 ve bitki dengesi bitkilerin ağırlıklı olduğu yöne kaymaya başladığında CO2 takviyesine başlayabilirsiniz. Eğer ışıklandırmanız, CO2 takviyeniz, gübreleme ve taban malzemeniz ve azot bileşenleri gibi(nitrat vb) organik maddeler yeterli ise ve bunlar bir dengede ise artık besleyemeyeceğiniz bitki neredeyse yoktur. Burada bitkileri ve balıkları belirli bir zaman aralığında eklememizin bize en büyük getirisi ise yeni gelen bitki ve balıkların ortamda yaptığı değişiklikleri rahat gözlemleyebilmemizdir. Mesela 1 yeni bitki koyduğunuzda ortamda demir eksikliğini gözlemliyorsak bunu çok kolay düzeltebiliriz. Aksi halde 30 bitki koyunca demir, CO2 ve bir çok değer eksikliği görünüp bunların hepsini birden kısa zamanda düzeltmemiz gerekebilir hatta zamanında düzeltilemeyebilir.

Hangi bitkilerin neye ihtiyaç duyduğunu iyi araştırın. Akvaryumu bir bütün olarak düşünmenin yanında her bitkiye ayrı ayrı da dikkat edin. Elodea, cabomba gibi özel ihtiyaçları fazla olamayan bitkilerde bunu yapmanız gerekmeyebilir. Mesela crypto fazla ışık ve CO2 istemez. Fakat mineral ihtiyacı çoktur. Akvaryumunuzda bolca bitki olacağı için yeterli minerali bulamayabilir. Bu durumda bitkinin kökleri arasına mineral katkılı gübre koymanız yararlı olacaktır. Anubias bir çok şartta rahatça yaşayabilir. Fakat çok güçlü bir ışık kullanıyorsanız, bu ışığın direk altına konunca büyük ihtimalle eriyecektir. Bunun gibi konulara dikkat ediniz. Bunun temeli de alacağınız bitkiyi önceden araşyıtıp ihtiyaçlarının belirlenmesi ile sağlanır.

**Bitki seçimini sorduğum kişilerden aldığım genel yanıt; "crypto, saz, valisneria yetiştir, diğerleri hemen ölür, boşver" oluyor. fakat birçok forumda, birçok sitede mükemmel görüntüsü olan ve birbirile uyumlu bitkili tankların resimleri mevcut. şu durumda benim yapamama ihtimalini artıran husus nedir?

Yapmama ihtimalinizi bitkileri araştırmadan onar onar akvaryuma koymanız ve sonucunda ölmeleri arttırır. Bunun dışında bitki beslemek dikkatli olunduğunda hiç de zor değildir. Sorunun diğer kısımlarına yukarıda cevap verdiğim için tekrar yazma ihtiyacı duymadım.

**Taban malzemesi olarak, hazır satılan Sera yada Tetra markalı mlz leri almak istemiyorum. Yerine birçok konudada belirtildiği gibi dere kumu yada toprak kullanmak istiyorum ki maliyetim düşsün.

Balık da besleyecekseniz toprağa çok dikkat edin. İçinde az da olsa zirai ilaç bulunabilir. Bu yığınla balık ölümü ve akvaryumda yararlı bakterilerinin oluşmaması demektir. Toprak bol miktarda fosfat, sülfür türevli maddeler, özellikle yol yakınında aldıysanız egzoz gazları dolayısı ile kurşun vb. ağır metaller ile kirlenmiş olabilir. Toprağı mümkün olduğunca temiz ve güvenli bir ortamdan temin ediniz. Toprağı aldıktan sonra su dolu bir leğende birkaç gün bekletiniz. Her gün 1-2 defa suyunun yarısını değiştiriniz. Böylece fazla  mineralden ve zararlı maddelerden kurtulabilirsiniz. Merak etmeyin, toprak bu kadar kısa zamanda yararlı özelliklerini kaybetmez.

Ek olarak size tavsiyem akvaryum.com makalelerinden "bitkili tank kurulumu" ile ilgili makaleyi okumanızdır. Çok güzel bir makaledir.

Farklı internet sitelerinden de, yabancı diliniz varsa yabancı siteleri de okumanızı tavsiye ederim.

Biraz uzun oldu kusura bakmayın.

Saygılarımla;
Onur UYGUN